Op. Dr. İrfan Erdem, Ankara'da 30 yılı aşkın deneyimiyle ultrasonik piezoelektrik cihazla burun kemiğini milimetrik hassasiyetle şekillendirir. Yumuşak doku ve damarlar korunduğundan morluk ve şişlik minimumda kalır; revizyon vakalarında büyük avantaj sağlar.
Piezo rinoplasti, ultrasonik piezoelektrik cihaz kullanılarak burun kemiğinin hassas bir şekilde şekillendirildiği ileri teknoloji bir burun estetiği yöntemidir. Geleneksel rinoplastide kullanılan çekiç ve keski yerine, piezoelektrik cihazın ürettiği ultrasonik titreşimler sayesinde kemik dokusu çok daha kontrollü biçimde işlenir. Bu yöntemde yalnızca kemik doku etkilenir; çevre yumuşak dokular, damarlar ve sinirler korunur.
Geleneksel çekiç-keski yöntemine kıyasla piezo rinoplasti; çok daha az travmaya, daha az morluğa ve daha az şişliğe yol açar. Daha hızlı iyileşme süreci sunar ve daha kontrollü, öngörülebilir sonuçlar elde edilmesini sağlar. Op. Dr. İrfan Erdem, kemik şekillendirme gerektiren rinoplasti vakalarında piezo teknolojisini başarıyla uygulamaktadır.
Piezoelektrik teknoloji, belirli frekanslarda (25.000-30.000 Hz aralığında) üretilen ultrasonik titreşimlere dayanır. Bu titreşimler, sert kemik dokusunu seçici olarak keser ve şekillendirir; ancak yumuşak dokular, damarlar, sinirler ve mukoza gibi yapılara zarar vermez. Bilimsel çalışmalar, piezoelektrik cihazların kemik üzerinde mikron düzeyinde hassasiyetle çalışabildiğini ve geleneksel osteotomi yöntemlerine göre çevre dokularda belirgin şekilde daha az hasar oluşturduğunu ortaya koymuştur.
Piezo rinoplasti, geleneksel osteotomiye göre belirgin üstünlükler sunar. Klasik yöntemde çekiç ve keski ile kemik kırılarak şekillendirilirken, piezo yönteminde kemik kontrollü biçimde kesilir. Bu fark, kemik hatlarında düzensizlik riskini azaltır ve burun sırtında pürüzsüz sonuçlar elde edilmesini sağlar. Piezo cihaz ile lateral osteotomi, medial osteotomi, kemik tıraşlama ve ince kemik şekillendirme gibi farklı türde kemik müdahaleleri yüksek hassasiyetle gerçekleştirilebilir. Özellikle revizyon rinoplastide, daha önceki ameliyattan kalan düzensiz kemik yapılarının düzeltilmesinde piezo teknolojisi büyük avantaj sağlar.
Piezo rinoplasti için ideal adaylar; burun kemiğinde şekillendirme ihtiyacı olan, burun sırtında belirgin çıkıntı (hörgüç) bulunan, burun kemik yapısında asimetri olan ve daha önce rinoplasti geçirmiş revizyon hastaları olarak sıralanabilir. Ameliyat sonrası dönemde piezo yönteminin en belirgin avantajlarından biri, ödem ve ekimozun klasik yönteme göre belirgin biçimde azalmış olmasıdır. Hastaların büyük çoğunluğu ameliyat sonrası 7-10 gün içinde sosyal yaşamlarına dönebilmektedir.
Burun yapınız 3D olarak analiz edilir, piezo tekniğinin uygunluğu değerlendirilir ve kişiye özel ameliyat planı oluşturulur. Beklentileriniz detaylı olarak dinlenir.
Genel anestezi altında, ultrasonik piezo cihaz ile burun kemiği hassas şekilde şekillendirilir. Yumuşak doku korunur, çevre dokulara minimum travma uygulanır.
Klasik rinoplastiye göre daha az morluk ve şişlik yaşanır. 5-7 gün alçı kullanımı. Daha hızlı sosyal hayata dönüş imkânı sunar.
Doğal ve simetrik sonuçlar elde edilir. Kontrollü kemik şekillendirme sayesinde öngörülebilir ve kalıcı sonuçlar sağlanır.
Uzun yıllara dayanan deneyimiyle Op. Dr. İrfan Erdem, piezo teknolojisini ustalıkla uygulayarak her hastada hassas ve kontrollü kemik şekillendirme gerçekleştirir. Ultrasonik piezoelektrik cihazın sağladığı hassasiyet, cerrahın öngördüğü sonuçlara ulaşmayı kolaylaştırır ve hastalar için daha konforlu bir iyileşme süreci sağlar.
Ameliyatlar en son teknoloji piezoelektrik cihazlarla ve steril ortamda yapılmaktadır. Ultrasonik kemik şekillendirme ile hassas sonuçlar elde edilmektedir.
Piezo rinoplasti, geleneksel çekiç-keski yöntemi yerine ultrasonik dalga kullanan ileri teknoloji bir burun cerrahisi tekniğidir. Klasik rinoplastide kemik kırılarak şekillendirilirken, piezo yönteminde 25.000-30.000 Hz frekansında titreşen ultrasonik uçlar ile kemik kontrollü biçimde kesilir ve tıraşlanır. Ultrasonik piezoelektrik cihaz sayesinde burun kemiği mikron düzeyinde hassasiyetle şekillendirilir; yumuşak dokular, damarlar ve sinirler tamamen korunur. Bu seçici kesim özelliği sayesinde çevre dokulara verilen travma minimize edilir, ameliyat sonrası morluk ve şişlik klasik yönteme göre belirgin şekilde azalır. Hastaların iyileşme süreci çok daha kısa ve konforlu olur; sosyal hayata dönüş süresi önemli ölçüde kısalır. Tüm bu avantajlar, piezo rinoplastiyi özellikle kemik şekillendirme gerektiren vakalarda altın standart haline getirmektedir.
Evet, piezo rinoplasti klasik rinoplastiye kıyasla belirgin şekilde daha az ağrılı bir deneyim sunar. Ameliyat genel anestezi altında gerçekleştirildiği için işlem sırasında herhangi bir ağrı hissedilmez. Ameliyat sonrası dönemde ise ultrasonik teknolojinin yumuşak dokuları koruması sayesinde, çevre dokularda oluşan travma minimumda kalır ve bu durum ağrı seviyesini önemli ölçüde düşürür. Klasik yöntemde çekiç ve keski ile kemik kırılması sırasında çevre dokularda mikro hasar oluşurken, piezo cihaz yalnızca kemik dokuyu etkiler ve damar-sinir yapılarına zarar vermez. Bu nedenle ameliyat sonrası morluk %60-70 oranında azalır, şişlik daha erken çözülür ve hastaların ağrı kesici ihtiyacı belirgin şekilde düşer. Hastaların büyük çoğunluğu ameliyat sonrası ilk günden itibaren minimal düzeyde rahatsızlık bildirmektedir.
Piezo rinoplasti, özellikle kemik şekillendirme gerektiren vakalarda ideal olan bir yöntemdir; ancak her burun ameliyatı adayına uygulanabilirliği kişisel değerlendirmeye bağlıdır. Burun sırtında kemik çıkıntısı (hörgüç) olan, kemik yapısında asimetri bulunan, geniş burun kemik tabanı olan ve revizyon cerrahisi gerektiren hastalar piezo rinoplasti için en uygun adaylardır. Her hastanın burun yapısı, cilt kalınlığı, kemik yoğunluğu ve estetik beklentileri farklı olduğundan, hangi tekniğin uygulanacağına ameliyat öncesi yapılan detaylı muayene ve 3D burun analizi sonucunda karar verilir. Bazı vakalarda piezo tekniği tek başına yeterli olurken, bazı vakalarda klasik kıkırdak şekillendirme teknikleri ile kombine edilmesi gerekebilir. Op. Dr. İrfan Erdem, her hasta için en uygun cerrahi planı oluşturarak kişiye özel bir yaklaşım benimser. Genel sağlık durumu ameliyata uygun olan 18 yaşını doldurmuş her birey piezo rinoplasti için değerlendirmeye alınabilir.
Piezo rinoplasti, klasik rinoplastiye göre belirgin şekilde daha kısa ve konforlu bir iyileşme süreci sunar. Ameliyat sonrası burun üzerine yerleştirilen alçı veya termoplastik splint 5-7 gün içinde çıkarılır. Morluk genellikle klasik yönteme göre %60-70 daha az olur ve çoğu hastada göz çevresindeki hafif morluklar 7-10 gün içinde büyük ölçüde kaybolur. Şişliğin büyük kısmı ilk 2-3 haftada çözülür; ancak burun ucundaki ince şişlik tamamen inmesi 6-12 ay sürebilir. Hastaların çoğu ameliyat sonrası 7-10 gün içinde sosyal yaşamlarına ve masa başı işlerine dönebilmektedir. Ağır fiziksel aktivite ve spordan ilk 4-6 hafta kaçınılması önerilir; tam iyileşme süreci boyunca Op. Dr. İrfan Erdem düzenli kontrol muayeneleri ile süreci yakından takip eder.
Evet, piezo rinoplasti ile gerçekleştirilen kemik şekillendirme kalıcıdır ve sonuçlar ömür boyu korunur. Ultrasonik teknoloji ile elde edilen hassas ve kontrollü şekillendirme sayesinde kemik hatlarında düzensizlik riski minimuma iner ve sonuçlar son derece öngörülebilir olur. Piezo cihazın sağladığı mikron düzeyinde hassasiyet, cerrahın planladığı şekle çok yakın sonuçlar elde etmesine olanak tanır; bu da klasik yönteme göre daha tahmin edilebilir ve simetrik bir görünüm sağlar. Kemik doku şekillendirildikten sonra yeniden eski haline dönmez; bu nedenle ameliyat sonuçları kalıcıdır. Ancak burun ucundaki kıkırdak yapı ve cilt zamanla yaşlanma sürecinden etkilenebilir; bu durum tüm rinoplasti teknikleri için geçerlidir. Op. Dr. İrfan Erdem, uzun vadeli memnuniyet için her hastanın yaş, cilt yapısı ve burun anatomisini göz önünde bulundurarak en doğru cerrahi planı oluşturur.
Piezo rinoplasti, ileri teknoloji ultrasonik piezoelektrik cihaz ve özel uç aparatları kullanımı gerektirdiğinden, klasik rinoplastiye göre bir miktar maliyet farkı olabilir. Cihazın kendisi yüksek teknoloji bir yatırım olup, her ameliyatta kullanılan ultrasonik uçlar tek kullanımlıktır; bu da maliyet yapısını etkileyen bir faktördür. Ancak ameliyat fiyatı yalnızca kullanılan teknolojiye bağlı değildir; hastanın burun yapısı, ameliyatın kapsamı, revizyon olup olmaması, anestezi tipi ve hastane koşulları gibi birçok faktöre göre kişiden kişiye değişir. Piezo rinoplastinin daha az morluk, daha az şişlik ve daha hızlı iyileşme gibi avantajları göz önüne alındığında, hastaların iş gücü kaybının ve ameliyat sonrası bakım maliyetlerinin de azaldığı görülmektedir. Net ve doğru fiyat bilgisi için Op. Dr. İrfan Erdem ile yüz yüze muayene sonrası kişiye özel değerlendirme yapılması gerekmektedir. Muayene sırasında burun yapınız detaylı olarak incelenir ve size en uygun tedavi planı ile birlikte net fiyat bilgisi sunulur.
Piezo cihaz, ultrasonik titreşim prensibi ile çalıştığı için öncelikli olarak sert kemik doku üzerinde etkilidir ve burun ucu şekillendirmede doğrudan kullanılmaz. Burun ucu, kıkırdak dokudan oluştuğu için klasik kıkırdak şekillendirme teknikleri ile müdahale gerektirir. Ancak piezo rinoplasti ameliyatı sırasında burun kemik yapısı piezo cihaz ile hassas biçimde şekillendirilirken, burun ucu da aynı seansta açık veya kapalı teknikle kıkırdak şekillendirme yöntemleriyle düzenlenir. Bu kombine yaklaşım sayesinde hem burun sırtında pürüzsüz bir kemik hattı hem de burun ucunda doğal ve estetik bir form elde edilir. Op. Dr. İrfan Erdem, burun ucunun projeksiyon, rotasyon ve genişlik gibi parametrelerini hastanın yüz oranlarına uygun olarak titizlikle ayarlar. Böylece burun bütünsel olarak uyumlu, dengeli ve doğal bir görünüme kavuşur.
Evet, piezo rinoplasti revizyon ameliyatlarında oldukça etkili ve tercih edilen bir yöntemdir. Daha önce ameliyat edilmiş burunlarda kemik yapısı değişmiş, skar dokusu oluşmuş ve anatomik yapılar bozulmuş olabilir; bu durum revizyon cerrahisini teknik olarak daha zorlu hale getirir. Piezo cihazın seçici kesim özelliği sayesinde, önceki ameliyattan kalan düzensiz kemik çıkıntıları, asimetrik kemik hatları ve kallus oluşumları hassas biçimde düzeltilir. Ultrasonik teknoloji, skar dokusu içindeki damar ve sinir yapılarına zarar vermeden yalnızca kemik dokuyu etkileyerek cerrahın çok daha güvenli çalışmasını sağlar. Revizyon vakalarında klasik çekiç-keski yönteminin kontrolsüz kırılma riski taşıması nedeniyle, piezo cihaz cerrah için vazgeçilmez bir araç haline gelmiştir. Op. Dr. İrfan Erdem, revizyon rinoplastide geniş deneyime sahip olup, piezo teknolojisini revizyon vakalarında başarıyla uygulayarak hastaların doğal ve simetrik sonuçlara kavuşmasını sağlamaktadır.
Piezo rinoplasti ameliyatı ortalama 1,5 ila 3 saat arasında sürmektedir; bu süre hastanın burun yapısına ve yapılacak müdahalenin kapsamına göre değişiklik gösterir. Yalnızca kemik şekillendirme gerektiren basit vakalarda ameliyat 1,5-2 saat civarında tamamlanabilirken, kemik ve kıkırdak müdahalesinin birlikte yapıldığı kapsamlı vakalarda veya revizyon ameliyatlarında süre 3 saati bulabilir. Piezo cihaz ile kemik şekillendirme aşaması, klasik çekiç-keski yöntemine göre biraz daha uzun sürebilir; ancak bu ek süre daha hassas, kontrollü ve güvenli bir şekillendirme yapılması için harcanır. Ameliyat süresinin biraz uzaması, ameliyat sonrası iyileşme sürecinin belirgin şekilde kısalması ile telafi edilir. Ameliyat genel anestezi altında gerçekleştirildiği için hasta açısından sürenin uzunluğu herhangi bir rahatsızlık yaratmaz. Op. Dr. İrfan Erdem, her ameliyatta yeterli zamanı ayırarak acelesiz ve titiz bir cerrahi yaklaşım benimsemektedir.
Tampon kullanımı cerrahın tercihine, ameliyatın kapsamına ve septum müdahalesi yapılıp yapılmadığına bağlıdır. Op. Dr. İrfan Erdem, piezo rinoplasti sonrası hasta konforunu ön planda tutarak genellikle klasik tampon yerine silikon splint tercih etmektedir. Silikon splintler, burun içi hava yolunu açık bırakan özel kanalları sayesinde hastanın burundan nefes almasına olanak tanır ve klasik tamponlara göre çok daha konforlu bir deneyim sunar. Bu splintler genellikle ameliyat sonrası 5-7 gün içinde muayenehanede ağrısız ve hızlı biçimde çıkarılır; çıkarma işlemi yalnızca birkaç saniye sürer. Piezo rinoplastinin yumuşak dokuları koruması sayesinde burun içi şişlik de daha az olduğundan, splint sürecinde nefes alma kalitesi klasik yönteme göre belirgin şekilde daha iyidir. Splint çıkarıldıktan sonra burun içi serum yıkamaları ile iyileşme süreci desteklenir ve konforlu bir toparlanma sağlanır.
Hayır, piezo rinoplasti her cerrah tarafından yapılabilecek standart bir işlem değildir; özel eğitim ve deneyim gerektiren ileri düzey bir tekniktir. Piezoelektrik cihazın doğru ve etkili kullanımı, cihazın farklı uç aparatlarının hangi durumlarda kullanılacağının bilinmesi ve ultrasonik kesim tekniklerinin ustalıkla uygulanması uzun bir öğrenme sürecini gerektirir. Cerrahın hem klasik rinoplasti tekniklerinde hem de piezo teknolojisinde yetkinlik kazanmış olması, güvenli ve başarılı sonuçlar için zorunludur. Yetersiz deneyime sahip ellerde cihaz doğru kullanılmadığında, istenmeyen kemik hasarları veya yetersiz şekillendirme gibi sorunlar ortaya çıkabilir. Op. Dr. İrfan Erdem, uzun yıllara dayanan cerrahi deneyimine piezo teknolojisi uzmanlığını ekleyerek, her hastada en yüksek kalitede sonuçlar elde etmektedir. Bu nedenle piezo rinoplasti yaptırmak isteyen hastaların, cerrahın bu alandaki eğitimini ve deneyimini mutlaka sorgulaması önerilir.
Piezo rinoplasti sonrası işe dönüş süresi, yapılan işin türüne ve ameliyatın kapsamına göre değişmekle birlikte, klasik rinoplastiye göre belirgin şekilde daha kısadır. Masa başı ve ofis işleri yapan hastalar genellikle ameliyat sonrası 5-7 gün içinde, alçı çıkarıldıktan sonra işlerine dönebilmektedir. Sosyal aktivitelere ve dışarı çıkmaya 2-3 hafta içinde rahatlıkla başlanabilir; çünkü piezo yönteminde morluk ve şişlik klasik yönteme göre çok daha az ve hızlı geçicidir. Göz çevresinde oluşabilecek hafif morluklar genellikle 7-10 gün içinde kaybolur ve makyaj ile kolayca kapatılabilir. Fiziksel efor gerektiren mesleklerde ise tam dönüş için 3-4 hafta beklenmesi önerilir. Op. Dr. İrfan Erdem, her hastanın mesleğini ve yaşam tarzını göz önünde bulundurarak ameliyat zamanlaması konusunda kişiye özel öneriler sunmaktadır.
Evet, burun sırtındaki kemik çıkıntısının (hörgüç) düzeltilmesi piezo rinoplastinin en ideal kullanım alanlarından biridir. Piezo cihaz, kemik hörgücü ultrasonik titreşimlerle milimetrik hassasiyetle tıraşlayarak burun sırtında pürüzsüz ve doğal bir hat oluşturur. Klasik yöntemde hörgüç çekiç-keski ile kırılarak alınırken, bu durum kemik hattında düzensizliklere ve asimetriye yol açabilir; piezo yönteminde ise kemik kontrollü biçimde törpülenerek mükemmel bir profil hattı elde edilir. Ultrasonik teknolojinin seçici kesim özelliği sayesinde hörgüç alınırken çevre yumuşak dokular, periost ve damarlar korunur; bu da ameliyat sonrası morluk ve şişliğin minimum düzeyde kalmasını sağlar. Kemik hörgüç düzeltme işlemi genellikle burun kemik genişliğinin ayarlanması (osteotomi) ile birlikte uygulanır ve piezo cihaz bu iki işlemi de aynı hassasiyetle gerçekleştirmeye olanak tanır. Ameliyat sonrası burun sırtında doğal, düzgün ve pürüzsüz bir görünüm elde edilmesi hedeflenir.
Evet, piezo rinoplasti ile elde edilen sonuçlar geleneksel rinoplastiye göre önemli farklılıklar gösterir; özellikle kemik şekillendirme kalitesi açısından belirgin üstünlükler sunar. Piezo cihazın mikron düzeyindeki hassasiyeti sayesinde burun sırtında çok daha pürüzsüz kemik konturları elde edilir ve klasik yöntemde sıkça karşılaşılan kemik düzensizlikleri riski büyük ölçüde azalır. Yumuşak doku korunması sayesinde ameliyat sonrası sonuçlar daha öngörülebilir olur; çünkü şişlik ve ödem daha az olduğundan nihai burun şekli daha erken görülebilir. Klasik yöntemde kemik kırılarak şekillendirildiği için kontrol edilemeyen mikro kırıklar ve asimetri riski varken, piezo yönteminde kemik kontrollü biçimde kesildiğinden sonuçlar çok daha simetrik ve dengeli olur. Özellikle ince ciltli hastalarda kemik düzensizlikleri dışarıdan görülebilir; piezo yönteminin sağladığı pürüzsüz kemik yüzeyi bu hastalarda üstün estetik sonuçlar sunar. Tüm bu avantajlar, piezo rinoplastiyi sonuç kalitesi açısından geleneksel yöntemin bir adım önüne taşımaktadır.
Evet, piezo cihazı uluslararası standartlarda güvenliği kanıtlanmış, CE ve FDA onaylı tıbbi bir cihazdır. Ultrasonik piezoelektrik teknoloji, diş hekimliğinde ve ortopedide yıllardır güvenle kullanılmakta olup, rinoplasti alanında da kapsamlı klinik çalışmalarla etkinliği ve güvenilirliği doğrulanmıştır. Cihazın en önemli güvenlik özelliği, doku seçiciliğidir: ultrasonik titreşimler yalnızca sert kemik dokuyu keser, yumuşak dokulara, damarlara, sinirlere ve mukoza zarına zarar vermez. Bu seçici kesim mekanizması, klasik yöntemlerde karşılaşılabilen damar yaralanması, sinir hasarı ve aşırı kanama risklerini büyük ölçüde ortadan kaldırır. Ayrıca piezo cihaz çalışma sırasında termal hasar oluşturmaz; ultrasonik titreşimler ısı üretmediğinden çevre dokularda yanık veya nekroz riski yoktur. Dünya genelinde binlerce başarılı piezo rinoplasti ameliyatı gerçekleştirilmiş olup, bilimsel literatür cihazın güvenilirliğini güçlü kanıtlarla desteklemektedir.
Piezo rinoplasti sonrası şişlik süreci, klasik rinoplastiye göre belirgin şekilde daha kısa ve hafiftir; araştırmalar piezo yönteminde ödemin %60-70 oranında daha az olduğunu göstermektedir. Ameliyat sonrası ilk 48-72 saat şişliğin en yoğun olduğu dönemdir; bu süreçte soğuk kompres uygulaması ve baş yükseltilerek uyuma şişliğin kontrol altına alınmasına yardımcı olur. İlk haftanın sonunda alçı çıkarıldığında şişliğin büyük kısmı çözülmüş olur ve burun şekli belirginleşmeye başlar. 2-3 hafta içinde şişliğin yaklaşık %70-80'i iner ve hastalar sosyal ortamlarda rahat hissedebilir. Burun sırtındaki şişlik genellikle 2-3 ayda tamamen iner; ancak burun ucundaki ince ödem tamamen çözülmesi 6-12 ay sürebilir, bu tüm rinoplasti teknikleri için geçerli olan doğal bir süreçtir. Op. Dr. İrfan Erdem, ameliyat sonrası şişlik yönetimi için her hastaya kişisel bakım protokolü sunarak iyileşme sürecini optimize eder.
Evet, piezo rinoplasti erkek hastalar için de son derece etkili ve uygun bir yöntemdir. Erkeklerin burun kemik yapısı genellikle kadınlara göre daha kalın ve güçlü olduğundan, piezo cihazın hassas kemik şekillendirme özelliği erkek rinoplastisinde özellikle büyük avantaj sağlar. Erkek burun estetiğinde doğal maskülen hatların korunması çok önemlidir; piezo teknolojisi, kemik yapıyı aşırı inceltmeden veya kadınsı bir görünüm oluşturmadan doğal erkeksi bir profil elde edilmesine olanak tanır. Erkeklerin daha kalın cilte ve daha güçlü kemik yapısına sahip olması, piezo cihazın kontrollü şekillendirme avantajını daha da değerli kılar. Ameliyat sonrası daha az morluk ve şişlik olması, erkek hastaların iş ve sosyal yaşamlarına daha hızlı dönmelerine olanak sağlar. Op. Dr. İrfan Erdem, erkek hastalar için yüz oranlarına ve maskülen estetiğe uygun kişiye özel cerrahi planlar oluşturarak doğal ve dengeli sonuçlar elde etmektedir.
Evet, piezo rinoplasti ile septoplasti (burun içi eğrilik düzeltme) aynı seansta başarıyla uygulanabilir ve bu kombinasyon oldukça yaygın bir yaklaşımdır. Septum sapması hem nefes alma güçlüğüne hem de burun dış görünüşünde eğriliğe neden olabilir; bu iki sorunu tek ameliyatta çözmek hastaya büyük avantaj sağlar. Piezo cihaz, septum kemiğindeki eğriliklerin düzeltilmesinde de hassas ve kontrollü bir şekillendirme imkanı sunarak, klasik yöntemlere göre daha öngörülebilir sonuçlar elde edilmesine yardımcı olur. Hem estetik hem de fonksiyonel düzeltmenin tek bir anestezi altında yapılması, hastanın iki ayrı ameliyat geçirme ihtiyacını ortadan kaldırır ve toplam iyileşme süresini kısaltır. Septoplasti ile birlikte yapılan piezo rinoplastide, burunun hem dış görünümü estetik olarak şekillendirilir hem de iç yapısı düzenlenerek nefes alma kalitesi iyileştirilir. Op. Dr. İrfan Erdem, muayene sırasında hem estetik hem fonksiyonel değerlendirme yaparak hastaya en kapsamlı tedavi planını sunmaktadır.
Ankara'da Op. Dr. İrfan Erdem ile ücretsiz ön görüşme için hemen iletişime geçin. Size en uygun tedavi planını birlikte oluşturalım.